Haydi Veliler Okula Projesi

Sakarya’nın Kaynarca ilçesindeki öğretmen arkadaşlarımla hazırladığım ve il çapında birincilik kazandığımız projemizi sizlerle paylaşmaktan mutluyum (Proje’de esnafla yapılan görüşmeler görüntülü olarak kaydedilip yazıya ayrıca aktarılmıştır):

Projenin Alanı: Okullarda Fiziksel Donanımların Zenginleştirilmesi

Projenin Adı: ‘Haydi, veliler okula!’

Projenin Amacı:Velilerin (Meslekleri Göz Önünde Bulundurularak) Okula Katkı Sağlaması

Projenin Hedefleri : Her veli para vermeksizin mesleki becerilerini kullanarak okula yardımda bulunabilir. Projenin ana hedefi tüm veliler ve hatta veli olmayan büyükleri eğitim-öğretim sürecine, onlara maddi yük getirmeden, katılmalarını sağlamaktır.

Projenin tamamını pdf olarak indirebilirsiniz:

Mevcut Durum: İlçemiz coğrafi ve sosyal konumu itibariyle tarıma dayalı bir ekonomik düzen içindedir. Bu haliyle bağlı olduğumuz tarım ve sanayi ili Sakarya’daki faaliyetlerden ve imkânlardan yararlanamamaktadır. Bu durum ilçemiz eşrafı tarafından olumsuz bir durum olarak algılanmamaktadır. Bunun yansıması olarak çocuklarının eğitime olan ilgi ve istidatlarının farkına varamamaktadırlar. Kendilerinin ve çocuklarının hayat mücadelelerinde büyük yıkım ve aksamalara sebep verecek olan bu farkında olmayışı, sadece eğitim kurumlarındaki eğitimcilere bırakıp büyük bir umursamazlığa düşmüşlerdir.
Zaman zaman eğitimi geliştirme amacıyla yapılan veli toplantılarına katılım sayısı beklenenden çok daha az olmaktadır. Toplantı sonrası okul dışında görülen velilere sorulduğunda “-Nasıl olsa, para istemek için çağırmışsınızdır. İstediğiniz parayı çocuklarla gönderirim. Okula gelip ne yapayım?”ifadeleri ile karşılaşmaktayız. İşte bu ve buna benzer yaklaşımlar, bizim çıkış noktamızı oluşturmuş ve bu projenin inşasına ivedilikle başlamamızı sağlamıştır.

Projenin Kapsamı: Haydi veliler okula projemizi ilk fikir olarak ortaya attığımız zaman sadece velilerimizi düşünüyorduk. Daha sonra velimiz olmayan meslek gruplarından insanlarla karşılaştık ve en az hedef kitlemiz kadar amacımız doğrultusunda bize faydalı olabileceklerini gördük. Bu da eğitim öğretime destek olabilecek okul çevresindeki potansiyellin ne kadar çok olduğunu göstermekte oysa eğitim yöneticileri bu potansiyelin çok azını kullanabilmektedir.
Projenin temel fikrini duymadan önce eğitim için ne yapabileceğine dair hiçbir şeyi aklının ucundan bile geçirmemiş meslek gruplarından insanlar biraz düşündükten sonra aslında çok şey yapabileceklerinin farkına vardılar. Teferruatlı örnekler konu başlığı altında verilmiştir.
Kısaca konu eğitim öğretim olunca her meslek grubundan insanlar bir katkıda bulunmak için gayret sarf etmek istiyorlar. Velilerin bu istekliliği projemizin kapsamını alabildiğince genişletiyor.

Projenin Konusu: Velilerin Kendi Becerileri Doğrultusunda Okula Yapabileceği Katkılar

Karşılaşılan Sorunlar: Bu çalışmamız boyunca küçük bile olsa değişik sorunlarla karşılaştık.

1) Sahip oldukları yetenek ve meslekleri ile eğitime nasıl bir katkı sağlayacaklarını tam olarak bilememeleridir.
2) Yapılan ikili görüşmelerde bazı velilerin rahat hareket etmelerine karşılık, bu görüşmelerin değişik araçların yardımıyla üçüncü şahıslara aktarılmasına karşı olumsuz tavır sergilemeleri söz konusu olmuştur.
3) Projeyi oluşturmak için yaptığımız kamera çekimlerinde bazı veliler oldukça çekingen tavırlar sergilemiştir.

Projenin Kaynağı:
Proje, uygulama aşamasında herhangi bir maddi yük oluşturmamaktadır. Projenin yürütülmesi fiziksel anlamda tamamen velilerin mesleki ve kişisel beceri ve yeteneklerine dayanmaktadır.

Zamanlama ve Maliyet: Veliler istedikleri zaman eğitimi ve öğretimi engellememek şartıyla, yönetimin ve öğretmenlerin de görüşleri doğrultusunda okula ya da eksiğin giderileceği yere gelip katkıda bulunabilirler. Proje okullara ve devlete hiçbir yük getirmemektedir. Özellikle velilere de maddi yük getirmemekle birlikte onların kendi yetenekleri ve becerilerini kullanarak katkı sağlamanın manevi mutluluğunu hissetmelerini sağlayacaktır.

Faaliyetin Sorumluları: Proje, eğitim-öğretimin yanı sıra okul ve çevresinin fiziksel gereksinimlerini gidermeye yönelik olduğundan proje sorumluları veliler, öğretmenler ve bilhassa okul yöneticileridir. Okul yöneticileri öncelikli sorunların çözümü için ihtiyaç duyulan mesleki alanda faaliyet gösteren velileri öğretmenlerle işbirliği içinde belirleyecek ve en kısa zamanda çözüm/ler için harekete geçilmesini sağlayacaktır.

Projenin Güçlü-Zayıf Yönleri ve Süreklilik:
Projenin uygulaması tamamen velilere ve esnaflara dayandığından, onları organize etme sürecinde aksaklıklar yaşanabilir. Örneğin, kendi meslekleri doğrultusunda kendi plan ve programları olacağından istenen zamanda okulda belirlenen sorunlara müdahale edemeyebilirler.
Ancak okulun yapılacak çalışmalar için ek ödenek ayırmayacak olması projenin kısa süreli aksaklıkları önemsiz kılmaktadır. Uygulama esnasında velilerde, eğitim öğretime faydalı olmanın verdiği mutluluk; aksaklıkların çevre imkanlarıyla halledilmesinden dolayı okul yöneticilerinde rahatlama ve çevreye karşı bir güven ve birlik olma duygusu; öğrencilerde aile bireylerinin okula yardım ettiklerini görmelerinden dolayı okula karşı bir sıcaklık, topluma yararlı olma istekliliği, aileye karşı ayrı bir saygınlık; öğretmenlerde velilerine ve bağlantılı olarak öğrencilerine karşı bir hizmet verme şevkinde artış meydana gelebilecektir.
Okulun ve dolayısıyla kendi sorununun toplumca sahiplenildiğini gören çocuk, olgunluk çağlarında aynı şekilde, yaşadığı sosyal çevrenin her türlü sıkıntısının çözümüne katılmada hiç tereddüt göstermeyecektir. Bu da çocuğun sosyalleşme sürecini hızlandıracaktır. Dolayısıyla okul-veli-öğrenci işbirliği nesilden nesile aktarılarak sürecektir.

İzleme ve Değerlendirme: Temelde öğrencilerle başlayarak sorunlar (ihtiyaçlar) sırasıyla öğretmenler ve yöneticilerce belirlenip bir liste haline getirilip bu sorunların aşılmasında gerekecek meslek grupları belirlenebilir. Okul yönetimi daha sonra ilgili meslek grubundan velileri belirler ve onlardan taleplerde bulunur. Yapılan katkıları yazılı olarak izleme ve değerlendirme amacıyla da veli teşekkür formu kullanılabilir. Bu sayede hangi velinin neyi, ne zaman ve nereye yapmak istediği yetkililerce kontrol ve takip edilebilir. Ayrıca velilerin yaptıkları mesleki katkılar için bültenler hazırlanıp halka açıklanabilir. Böylece veliler daha fazla katkı için teşvik edilmiş olur.

Sonuç Göstergeleri: Anayasamıza göre ilköğretim zorunlu ve ücretsizdir. Devlet eğitim konusunda elinden gelen her şeyi yapabilmektedir. Ancak işler yazışmalarla yürütüldüğünden çok miktarda zaman harcanmaktadır. Eğitim ve öğretimde zaman harcamak gibi bir seçenek yoktur. Eğitimde çıkan aksaklıklardan dolayı onu duraklatma, erteleme imkânları da yoktur. Bu nedenle ortaya çıkacak aksaklıkların okul idaresinin çevre esnafı ile olan diyalogları sonucu bir şekilde giderilmesi gerekir. Bazı okulların çevre ve kendi imkânları gelişmiş olabilir, ekonomik sorunları olmayabilir. Bunlar işlerini parayla rahatlıkla yaptırabilirler. Ama birçok okulumuzun hiçbir gelir kaynağı bulunmamaktadır. Bu okulların tamiri, bakımı, geliştirilmesi, zenginleştirilmesi için okul idaresinin devletten gelecek yardımları beklemekten başka çıkar yolu yoktur. Oysa bu proje kapsamında ziyaret ettiğimiz esnaflarımız eğitim öğretime, okullara hiçbir masrafa girmeden çok büyük yardımlar yapabileceklerini fark ettiler. Bu proje de durumu yetersiz olan okulların aslında başka çıkış yollarının da olduğunu göstermektedir.
Esnaflar, kendilerinin üretimleri esnasında işe yaramaz olarak gördükleri birçok öğenin eğitimde işe yarayabileceğini düşünmediklerinden okullara yönelik, bu öğelerle ilgili yeniden değerlendirilebilirlik açısından hiçbir girişimde bulunma gereği duymamışlardır. Örneğin;
Marangoz; yaktığı takozların iş eğitimi derslerinde,
Terzi; attığı ve yaktığı küçük bez parçalarının iş eğitimi, görsel sanatlar ve fen bilgisi derslerinde,
Dişçi; meslekle ilgili okuduğu dergilerin meslek tanıtımında (ayrıca diğer melek grupları da olmak üzere),
Fotoğrafçı; çekilen fotoğrafların ödev hazırlıklarında,
Kasap; hep attığı kemik ve et parçalarının fen bilgisi deneylerinde,
Veteriner; bilgisinin çocukların hayvan sevgisini geliştirilmesinde kullanılabileceğinin,
Elektrikçi; okuldaki küçük tamiratları ve okul gecelerinde aydınlatma işlerini halledebileceğinin,
Ziraat Mühendisi okul bahçesinin gelişimi için gerekli çalışmalar yapabileceğinin,
Kırtasiyeciler; atılacak kâğıtların eskimiş kitapların, noksan olan boya malzemeleri gibi şeyleri ihtiyacı olan çocuklara verebileceklerinin,
Diğer meslek gruplarının da buna benzer kendi meslekleri ile ilgili direkt olarak hiçbir masraf yapmadan eğitime küçük yardımlarla büyük hizmetlerde bulunabileceklerinin farkına vardılar.

Bir Cevap Yazın